- hava biraz nemli sanki değil mi?
- hı hım doğru dedin. terletiyor biraz.
- soğuk bir biraya ne dersin? bi paket daha yedekte sigaram var.
- her zaman tedarikli olmak zorundasın sanki değil mi?
- benim ihtiyatım sayesinde bir çok hayat ilerliyor. bunu göremeyecek kadar halen ahmak mısın? belki de sadece işine gelmediği için bana sürekli sataşıyorsundur?!?
- hayır sadece bu huyunu sevmiyorum fakat itiraf edeyim ki işe yaramıyor da değil. bu yaptıklarını daha sonradan yüzüme vurmasan daha iyi olur aslında.
- yerli yersiz vurmamaya çalışıyorum. taş yerinde ağırdır deyip daha çok bekleme konumundayım. ne zaman götün sıkışsa ve bunu belirtirsen o zaman "n'oldu?" deyip pis pis sırıtacağım.
- neyse şu birayı kapıp gelsene. sanırım bu güneşin altında tek ihtiyacım olan biraz daha baş ağrısı.
- bak işte bunu da öngörüp bira sotelemiştim buzdolabında. heh heh heeee
- yine yaptın işte ve ömrünün sonuna kadar da yapmaya devam edeceksin. bundan kendim kadar olmasa da adım kadar eminim.
- adını da önüne koyduğum not kağıdı sayesinde hatırladığının farkındasındır umarım.
- hadi yaa bunu ben yazmadım mı? yine mi sen yazdın?
- aslına bakarsan hayır ben yazmadım. sadece eşyalarının arasında isminin yazılı olduğu bir kağıt parçası bulmuştum. diğer bir deyişle, ben de adını bilmiyordum. bu sayede öğrendim. işin kötüsü kendi eşyalarım arasından benim adımın bulunduğu bir kağıt çıkmadı. o yüzden beni nasıl çağırmak istersen öyle çağır.
- şimdilik sana piç kurusu desem???
- bu şekilde bir yere varamayacağının farkındasın. o zaman neden böyle bir yol güdüyorsun?
- bilmiyorum...belki de etrafımda sen yakın mesafede olduğundan dolayıdır. ama bunu tetikleyen sanırım daha çok yüzündeki ifaden. kiss circus'taki palyaçolara benziyorsun. bu da beni rahatsız ediyor.
- koulrofobik olduğunu bilmiyordum. dikkat etmeye çalışırım. en yakın zamanda bir sosyopata suratımı parçalatmak için çalışacağım. bu arada burada da yine benim çabalarımla hayatta kaldığının farkındasındır. yine yeri gelmişken söyleyeyim dedim.
- senin çabanla veyahut değil. ne farkederki? sefil hayatına bütün gün anlam katmaya çalışmaktan başka bir bok yapmıyorsun sonra da gelip başkalarının hayatı bana bağlı diye afra tafra yapıyorsun.
- seni kızdırmak istemedim. her ne kadar bunun boş bir istek oldunun farkında olsam da...zira beni gördüğün sürece kızıyorsun. önceki halin ne kadar da rahattı değil mi? adının bile farkında değildin. benliğinin halen farkında değilsin. madem benden bu kadar hoşlanmadığını söylüyorsun, neden halen beni kovmadın veya kendin gitmedin? ah unutmuşum. kafanda yarattığın prangaların vardı değil mi? hadi ama. kaybedecek zincirlerinden başka neyin var ki? devrimler bu şekilde gerçekleşmedi mi?
- halen sinirlerimi bozuyorsun ve hala şu kör olasıca birayı getirmedin.
- aslında bu konuşmanın çekiciliği sana birayı bu kadar süre unutturduğuna göre belki de buzdolabına gidip ne olduğuna bakmayı da isteyebilirsin. heh!
- ne var ki buzdolabında???
- sana şunu söyleyeyim. buzdolabının içinde olduğunu bile farketmedin değil mi? hadi ben uzadım. iyi bak kendine. heh!
- ???
18 Mart 2008 Salı
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
